Gökyüzünden bize bir lütuf… Beyaz ve hafif billurlar halinde üzerimize dökülen inci taneleri. Doğanın en hafif, en nazlı, en…
Devamını oku »
Uluabat’ta her zamanki gibi bir sabah… Ekmeğinin peşinde bir balıkçı, günün ilk ışıklarıyla atlamış kayığına… Ulu gölün onunla paylaştıklarına…
Devamını oku »
Görkemli geçmişini cömertçe sergileyen, belki de tüm zamanların en ihtişamlı, en aristokrat şehirlerinden… Tıpkı İstanbul gibi büyük bir imparatorluğa başkentlik…
Devamını oku »
Dışarıda lapa lapa yağan kara inat alev alev yanan bir şömine “sıcaklığını”, doğayla iç içe bir ziyafetin onur konuğu…
Devamını oku »