Oyunlar kutuların içine sıkıştırılmadan önce, alırdık elimize kalemi kâğıdı başlardık yazmaya, isim şehir diye. Bazen harf uymaz, şehir yerine semt…
Devamını oku »
İsa’dan önce 2600, bir kadın eliyle tanıştığım yıllar. Çin İmparatoru’nun Saray Bahçesi. Güneşin ısıttığı ılık rüzgârın dut ağacı yapraklarını titrettiği…
Devamını oku »
Kendisi ne kadar küçükse, ünü bir o kadar büyüktür Ölüdeniz’in… O kadar durgundur ki binlerce yıldır dalgalanmış da durulmuş sanırsınız.…
Devamını oku »
İnsanın ruhuna üflenen bir yaradılış nefesi… Neyzen Tevfik’in hayatı boyunca peşinde koştuğu “hiç”liğin sesi… “Velilik ve delilik arasında bir hiç”…
Devamını oku »