Evrenin hem gerekli hem de zorunlu değişimleri içinde yuvarlanıp giderken, ister istemez ardımızda boynu bükük hatıralar bırakıyoruz. Tıpkı bir…
Devamını oku »
İsa’dan önce 2600, bir kadın eliyle tanıştığım yıllar. Çin İmparatoru’nun Saray Bahçesi. Güneşin ısıttığı ılık rüzgârın dut ağacı yapraklarını titrettiği…
Devamını oku »
Kızıl kayalar, masmavi bir deniz, yeşilin her renginden bir orman. Misler gibi defne yaprakları, çam ağaçlarından burnunuza gelen reçine kokuları, cırcır böceklerinin…
Devamını oku »
Oralet Osman’ı bilir misiniz? Ya da Ali Desidero’yu? Çakar çakmaz çakan çakmaklardan kullandınız mı hiç? On yüz bin baloncuk yuttunuz…
Devamını oku »