Mudanya Belediyesi
Neskar Otomotiv
Eker Süt

Hala yaşayan ritim: The Doors

The Doors

Nam-ı diğer “Kertenkele Kralı” Jim Morrison’un karizması, insanı başka bir boyuta sürükleyen şarkı sözleri, şiirleri ve grubun ritimlerdeki mükemmel uyumu ile algının dar kapılarından gelen sonsuz ritim, Rock müziğin efsane grubu The Doors……

Müziğinin sınırları olmadığını anlatmaya çalışan Jim Morison, William Blake’ten bir alıntıyla “Doors, bilinenle bilinmeyen arasındaki kapı ve ben bu kapı olmak istiyorum” diyordu. Önce algıların kapılarını teker teker açıyor sonra sizi kapıların eşiklerinde yalnız bırakıyordu, diğer tarafa düşme tehlikesi hep vardı. The Doors’un insanlara kendi içinde yaşattıkları uzun süre etkisinden kurtulamayacakları cinstendi. Hikâyeleri başından sonuna kadar çarpıcıydı, etkileyici ve toplumu sürükleyici… İlk kez boy gösterdikleri televizyon kanalının kapanmasına bile yol açtılar. Birçok insana en depresif anlarında, şarkılarını dinletebildiler. Onu bugün dahi dinleyen hayranları ortak, garip bir hüznü paylaşıyor.

Onların müziklerinde adeta Azrail’e karşı çıkış vardı. Pek çok iniş çıkış yaşayan ve sonunda sonsuz bir inişe gömülmüş bir efsaneydi The Doors. Müzik kavramını, bazen çok kısa ve akorlara bağlı klavye vuruşları, bazen 12 dakikalık dualar, küfürler, lanetleyişler, özgürleşmeler ve kendinden yeniden dogma gibi kayda değer çabalarla yücelten bir yapıya sahipti bu grup. Solistinin Jim Morrison olduğu bir gruptan da ancak böylesine derin ve şiirsel bir anlatım beklenebilirdi. Hikâye 1965’te başlamıştı ve 71’de Jim Morrison’un ölümüyle sona erdi.

Etkileyici ve şiirsel şarkı sözleri, iyi düzenlenmiş müziğiyle öne çıkmış olan bu kıdemli Rock grubu, vokalisti ve aynı zamanda şarkı sözlerinin de yazarı Jim Morrison’ın seksi görünümü, cazibesi ve sahne performansı ile giderek akıllara kazındı. Sahnedeki yüksek performansları, Morrison’un sahnedeki ilgi çekici başarısı ve lirik etkisi grubu her geçen gün ve her dinlettiği kişide daha da kalıcı hale getirdi. “Break on Through (to the Other Side)”, “L.A. Woman,” “The End,” “The Crystal Ship”, “Light My Fire” ve “People Are Stranger” şarkıları birçok kişinin “en iyileri” arasında yerini aldı. Özellikle yaklaşık 12 dakika süren “The End”, grubun en sarsıcı parçalarından biri olarak kabul gördü. “Light My Fire” için ise grubun güzel fakat üstüne en yapışmış parçasıdır demek yanlış olmaz. Doors grubunun adı Aldous Huxley’in meskalin adlı uyuşturucu maddeyle yaşadığı gerçek deneyimlerini anlattığı Algı Kapıları (Doors of Perception) isimli kitaptan esinlenerek koyulmuştu. Grubun başarısında ismi ile örtüşen müzik anlayışı ve Morrison’un şarkı sözlerinin bu kimliğe sağladığı uyumun da etkisi çok büyüktü.

Jim Morrison’un tüm dünyayı peşinden sürükleyen sözleri yazmasında çocuk yaşta ailesiyle beraber bir seyahatte yaşadığı bir kazanın etkisi çok büyüktü. O kazada ölen Kızılderili şamanının ruhunun kendi ruhuna karıştığını ve çok küçük yaşta ölümü tanıdığını söylüyordu. Kim bilir belki de haklıydı. Jim yaşadığı olayı şöyle anlattı yıllar sonra: “Kanayan Kızılderililer saçılmış şafak vakti otoyola. Hayaletler sarıyor küçük çocuğun nazik zihnini.

The Doors

Jim Morrison hayranları için hem bir ilah, hem bir şeytan, hem bir şair, hem bir müzisyendi. Onu en iyi anlatan ve de büyük ihtimalle en iyi anlayan Ray Marzarek’e göre Jim çok daha fazlasıydı: “Ben onu hep eski Yunan ozanlarının çağımızdaki bir örneği olarak gördüm. O belki de Dionysos. Hislerin, anlık kararların, müziğin ve dansın tanrısıydı o. Bir konserden diğerine ne yapacağı belli değildi; bazen bir şeytan, bazen bir iyilik perisiydi…”
Doors grubu 1965 yılında Kaliforniya Üniversitesi sinema öğrencileri Jim Morrison ve Ray Manzarek tarafından kurulduğunda Morrison, Moonlight Drive adlı parçayı ilk kez bu sırada Ray’e okudu ve bu parça grubun kurulmasına vesile oldu. Jim’den etkilenen Ray o sıralardaki grubu “Rick and The Ravens”’tan ayrılmış; Robby Krieger ve John Densmore adında önceden tanıdığı arkadaşlarını yanlarına katarak grubu kurmuştu.

Hayranları Jim Morrison’a daha sonra Lizard King (kertenkele kral) ismini taktı ve Morrison birçok konserinde söylediği “I’m a lizard king I can do anything” sözü ile özdeşleşti (ben kertenkele kralım ve her şeyi yapabilirim.) Kısaca onun benzersiz ruhunu ilk fark eden Marzarek olmuştu. Tuşlu çalgılar çalan Marzarek ile Morisson iyi bir ikili oluşturmuşlardı. Daha sonra bu ikiliye gitarda Krieger ve davulda Densmore da katıldı.

Grubun giderek ünlenmesinde Jim Morrison’un aykırı tutumları da etkili oluyordu. New Haven’da konser yapan grupta sahne arkasında bir kadınla zorla ilişkiye girmek isteyen Morrison polisin durumu duyması üzerine sahnedeyken tutuklandı ve hayranları ayaklanma başlattı. Kendisi hiçbir zaman bu suçu kabul etmedi. Miami’de ise konserdeyken hayranları onu istemeyerek şarkı söylemesi ve bir anda bağırmasından dolayı yuhalamaya başladı. Jim Morrison konserden önce aşırı düzeyde içki içmişti ve sarhoştu.

Seyircilere hakaret etmeye başladı daha sonra seyircileri soyunmakla tehdit etti. Ama soyunmadı. Polisler sahneye çıkıp Morrison’u tekrar tutukladı. The Doors’un 21 eyalette sahneye çıkması yasaklandı. Jim 6 ay hapis cezası istemiyle yargılandı ve suçlu bulundu ama cezaya itiraz etti ve itiraz davasını beklerken çok sevdiği Paris’e gitti. Paris’te bir otel odasında küvette ölü bulundu. Kalp krizi teşhisi konuldu. Öldüğünde tıpkı Jimi Hendrix ve Kurt Cobain gibi 27 yaşındaydı. Uyuşturucudan öldüğü iddia edildi ama vücudunda uyuşturucuya rastlanmadı. Morrison olmadan çıkan The Doors albümleri aynı başarıyı yakalayamadı. Morrison’un The Doors’u ise hafızalardan hiç çıkmadı…

 

 Albümleri

The Doors( Ocak 1966-67), Strange Days (Ekim 1967), Waiting For The Sun(1968), The Soft Parade (1969), Morrison Hotel (1970), L.A. Woman(Nisan 1971), Other Voices (Ekim 1971), Full Circle(1972), American Prayer(1978), The Doors (1991), In Concert (1991), Kutu Seti (1997), Bright Midnight: Live in America (2002), Live in Hollywood(2002)

Legacy: the Absolute Best – Ağustos 2003

45’likler

“Break on Through (To The Other Side)”(Ocak 1967), “Light My Fire”(Nisan 1967), “People Are Strange”(Eylül 1967), “Love Me Two Times” (Kasım 1967), “The Unknown Soldier”(Mart 1968), “Hello I Love You” (Haziran 1968), “Touch Me” (Aralık 1968), “Wishful Sinful” (Mart 1969), “Tell All the People” (Mayıs 1969), “Running Blue” (Ağustos 1969), “You Make Me Real” / “Roadhouse Blues” (Mayıs 1970), “Love Her Madly” (Mayıs 1971), “Riders on the Storm” (Haziran 1971), “Tightrope Ride” (Kasım 1971), “Ships with Sails” (Ocak 1972), “Get Up and Dance” (Temmuz 1972), “The Mosquito” (Ağustos 1972), “The Piano Bird” (Kasım 1972)

Jim Morrison – Vokal

Robby Krieger – Gitar

Ray Manzarek – Piyano, klavye

John Densmore – Davul

Yazı: Engin Çakır

Yorumlar

comments

Etiketler
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı