Dergi Bursa Haz-Tem 2013 - page 133

131
de bulamıyorsunuz. Belki, kahve ve tost
dışında sadece omlet...
Madrid, Avrupa'nın en hareketli gece
hayatına sahip şehirlerden biri demek
yanlış olmaz. Bir haftasonu klasiği
olarak eğlence cuma akşamı başlar
ve pazartesi sabaha kadar farklı
mekanları dolaşarak devam eder. Bar
ve diskolarda saat 02:00 gibi eğlence
doruğa ulaşır ve genellikle sabah
06:00'ya kadar sürer. Gece kulüplerinin
bazılarında blue jean ve benzeri spor
kıyafetlerle giriş yasak. Pop, rock ve
caz türü müzik yapan mekanlar oldukça
fazla. Gelen turist yoğunluğuna göre
popüler bilindik şarkılar çalınsa da
ağırlık İspanyol müziğinde...
Alternatif arayışında olanlar bir akşamı
flamenkoya ayırabilirler. Öne çıkanları
Café de Chinitas, Las Carboneras,
Casa Patas ve Corral de la Morreria
olmak üzere bazı restoran, müzikevleri,
gece kulüpleri ve barlar belli gün
ve saatlerde flamenko gösterileri
düzenleniyor. Flamenkonun anavatanı
Endülüs’ten biraz uzağa düştüğünden
orjinal flamenko kültürü yerine turistik
atraksiyonlarla yetinmeniz gerekse
de doğru bir tercihle tatmin edici bir
flamenko gösterisi izleme şansınız
olabilir.
Gezmelere ve eğlenceye doyamayanlar
klasik müzik, tiyatro ve sinema
gösterilerinin yanı sıra Atletico Madrid
veya Real Madrid’in mabedlerinde La
Liga heyecanı yaşayabilirler. “Yok o da
kesmez” diyenler bir İspanyol klasiğine
şahit olmak üzere arenanın bulunduğu
Las Ventas’a kırabilirler dümeni.
Barcelona gibi bazı İspanyol kentlerinin
aksine boğa güreşlerinin serbest
olduğu yerlerden biri de Madrid. Sonu
hüzünlü, kanlı ve kaybedeni belli olsa
da İspanyol kültürünün geleneksel
bir unsuru olan boğa güreşlerini
izleme şansı yakalayabilirler. Kansız
bir seyahat isteyenler arenanın
hemen yanındaki ücretsiz olarak
gezebileceğiniz Boğa Güreşi Müzesi
Museo Taurino'ya uğrayarak da
mevzuyu kapatabilirler pek tabi.
Ertesi sabah kahvaltıda ise adresimiz
Madrid’in tarihi kafesi Gijon.
Madrid’deki El Café Gijón tarihe
ya da tarihi yazanlara tanıklık eden
kafelerin son örneklerinden. Dünyaca
ünlü aydınların buluşma noktasının
müdavimleri arasında kimler yokmuş
ki: Ünlü Amerikalı yazarlar Ernest
Hemingway ve Truman Capote,
Hollywood’un ilk süperstarlarından Ava
Gardner, sürrealist ressam Salvador
Dalí, İspanyol şair ve edebiyatçı
Federico Garcia Lorca... Pek iştah açıcı
olmasa da Dali’nin burada resmettiği
sinekleri yakalayıp elinde öldürdüğü
de anlatılan hikâyeler arasında.
İstanbul için Markiz Pastanesi, Paris
1...,123,124,125,126,127,128,129,130,131,132 134,135,136,137,138,139,140,141,142,143,...156
Powered by FlippingBook