Neskar Otomotiv
Sur Marka AVM
Mudanya Belediyesi

“Spor sağlığa zararlıdır”

Yazın gelmesi ve havaların ısınması ile insanların spor aktivitelerinin arttığı görülüyor. İnsanların bir kısmının kış boyunca aldıkları kilolardan kurtulmak istemesi, bir kısmının da sağlıklı vücuda kavuşma ümidi ile bilinçsizce spora başlaması ile beraber spor yaralanmalarında da artma oluyor. “Spor yaralanması” denildiğinde insanların aklına ilk başta profesyonel sporcuların spor sırasında yaralanması geliyor. Ancak orana baktığımızda spor yaralanmasına maruz kalanların yalnız yüzde 5’inin profesyonel sporcular olduğunu görüyoruz. Yaralanmalara maruz kalanların yüzde 95’ini sporu bilinçsizce yapanlar oluşturuyor. Bu, yüzde 95’lik kesimin büyük bir kısmı zayıflama uğruna, forma girme amacıyla bilinçsiz bir şekilde spor yapma sonucu, bir kısmı da halı sahalarda yapılan maçlar gibi değişik spor aktivitelerinde sakatlanıyor.

Spora başlamadan önce uyulması gereken önemli kurallar bulunuyor. İlk önce insanın kendi vücudunu tanıması gerekiyor. Spor yapacak kişinin vücudunun, yaş grubunun, sağlık durumunun hangi spora elverişli olduğunun bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekiyor. İkincisi spor yapacak kişi temel konularda eğitilmiş olmalı. Özellikle hangi hareketlerde zorlanırsa nasıl ağrılar oluşabilir ve bunlardan nasıl kaçınabilir, ayrıca sakatlık durumlarında ilk tedavi nasıl olmalı? Spor yapacak kişinin bu tip bilgileri öğrenmesi gerekiyor. Örneğin “Dizlerinde ağrı olan insan kendi aldığı kararla iyi geleceğini düşünerek yürüyüşe başlayabilir. Ancak bu durumda eğer diz ağrısı sebebi kireçlenme veya kıkırdak hasarı ise yürüyüş sporunun yarardan çok zararı olur. Bu nedenle spora başlamadan önce bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına muayene olmakta fayda vardır. Muayene sonucu dizlerinde kireçlenme olan birisine koşu yerine yüzme tavsiye edilebilir.

Spor sağlığa zararlıdır

Spor yaralanması sonucu gelen bazı hastalarıma diyorum ki “Spor sağlığa zararlıdır.” Tabii biraz şaşırıyorlar. Ancak bilinçsiz ve kuralına uygun yapılmayan spor sağlığımıza fayda sağlamak bir yana önemli zararlar verebilir. Sapasağlam iken spor yapacağım diyerek kendini sakatlayan çok hastamız geliyor. Özellikle halı sahalarda… Bir de şöyle durumlar var, son olarak gelen bir hastam dizleri kireçli, zor yürüyebiliyor, eklem hareketlerini yapamıyor, ancak buna rağmen evine koşu bandı almış. Evde koşu bandında spor yapan hastamızın eklemlerinde sürtünme arttığı için ağrıları da artmış.

Spor yaralanmaları iki sebepten kaynaklanıyor. Birincisi kişinin kendisinden kaynaklanan bozukluklar, bir diğeri de çevre şartlarının bozuk olması. Kişinin kendinden kaynaklanan bozukluklar aşırı şişman olması ya da dizlerinde kireçlenmesi olan birinin o bölgeyi aşırı zorlaması ya da aşırı hırslı olup “Ben bu işi mutlaka başaracağım” diyerek vücuduna kaldırılabileceğinden fazla yüklenmesi. Çevre faktörlerinin bozuk olmasına ise halı sahada maç yaparken uygun bir ayakkabı giyilmemesini ve eldiven kullanmadan kaleye geçilmesini örnek gösterebiliriz. Bunların dışında “19.00’da maçımız var. Maça 5 dakika kala gidelim başlayalım” gibi bir yaklaşımın olmaması gerekiyor. Spor öncesinde ısınma ve esneme egzersizleri çok önemli. Kaslarımızı yeterince esnetmez ve ısıtmazsak ani hareketler sonucu direk yırtılma oluşabilir. Yırtılma da ameliyata kadar gidebilecek yaralanmalara neden olabilir. Bu nedenle spor öncesi ve spor sonrası yapılacak hareketler çok önemli. Spor sonrasında yapılan hareketler de erken dönem yorgunluğunu önleme amaçlıdır. Spor yaralanmalarının çoğunluğu basit yaralanmalardır. Yüzde 10 gibi de uzun süreli tedavi gerektiren sakatlıklar meydana gelebiliyor. Hasarın ilerlemesini engellemek çok önemli. Biz buna “ilk tedavi” diyoruz. En basitinden akut durumlarda o bölgeye buz uygulanması ve o bölgenin yukarıya kaldırılarak sabitlenmesi önemli. Bunların yapılmasının ardından acil olarak bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Halı sahada yaralanıp, çıkıkçıya gidip 10-15 gün sonra ağrıları geçmeyince bize gelenler var. Bu tip durumlarda en korktuğumuz şey özellikle tedavisi gecikmiş damar yaralanmaları ya da sinir yaralanmalarıdır ki bunlar da en çok ehil olmayan kimselerce yapılan tedavi sonucu yaralanan bölgenin aşırı sıkılmasında veya ilk müdahale sonrasında kontrole çağrılıp da gelmeyen hastalarda oluşabiliyor. Bu gibi durumlarda kalıcı sakatlıklar olabiliyor. Spor yaralanmalarının küçük bir kısmında ameliyat gerekiyor. Kalıcı hasarların oluşmasını önlemek için ilk müdahalenin doktor tarafından yapılması ve kontrollere gelmek önemli. 

Op. Dr. Rasim Şerifoğlu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Özel Bursa Anadolu Hastanesi
Op. Dr. Rasim Şerifoğlu
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Yorumlar

comments

Etiketler
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı