Teknik Otomotiv
Ted Bursa Koleji
Neskar Otomotiv

Yaşam iksiri dolu kadeh: Assos

Asos (Behramkale), Engin Çakır

Miladı antik çağlara dayanan meşhur “taşlar diyarı” Assos, geçmişin hala nefes aldığı bir Kuzey Ege mücevheri gibi. Ne yana dönseniz tarih göz kırpıyor size. Sakin, huzurlu, doğa ve tarihle baş başa bir tatil arayanlar için şimdiki ismiyle “Behramkale” harika bir seçenek…

 Anadolu’da eski medeniyetlerin izleri her köşe başına serpilmiş olsa da, Assos’ta çok daha fazlası var. Çünkü Antik Çağ’dan derin ve gözle görülür izler taşıyor. Yöreden çıkan taşlar (andezit) Athena Tapınağı’nda da aynı, köy evlerinde ya da otellerde de… Zaman yolculuğuna çıkmış ve geçmişte yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Sanki Tanrıça Athena hala o tepede ve sizi seyrediyor. Limanda balıkçılar ağlarını temizlerken antik limanın sütunlarını görmek bile bu konudaki fikrinizi derinleştiriyor. Midilli Adası ile koyun koyuna denizi seyreylemesi, neredeyse yüzerek komşuya gidip bir çay içebilirim psikolojisi yaratıyor. Assos etrafındaki koylar ise sanki sadece oradakilerin haberi varmışçasına dingin ve huzur dolu. Çoğu tatil yöresinde alışılagelen hengameden izler görmeniz pek mümkün değil. Denize koşturma yaşamadan girmenin keyfi ise paha biçilmez…

Asos (Behramkale), Engin Çakır
Aristo (MÖ.384 – 7.3.322

Assos – Bursa arası yaklaşık 300 km… Edremit Körfezi ile Lesbos Adası’nın (Midilli) karşısında, bir volkanın eteğinde, andezit kayalıkları üzerinde kurulmuş olan Assos (Behramkale) Çanakkale’nin 87 km. güneyinde yer alıyor. Ayvacık ilçesine bağlı oldukça küçük bir köy. Fakat onu Anadolu’daki diğer köylerden farklı kılan özelliği yerleşimin antik çağlardan beri devam ediyor olması. Köyün yerleşimi, Assos Antik Kenti’nin 4 km. uzunluğunda ve 20 metre yüksekliğindeki surlarla çevrili. Köy içinde çoğu manzaralı pansiyonlar, butik oteller ve restoranlar bulunuyor.

Asos (Behramkale), Engin Çakır

Köyün en tepesinde, 238 metre yükseklikte bulunan M.Ö. 6. yy’da inşa edilmiş Athena Tapınağı, Anadolu’da yapılan ilk ve tek Dor düzenindeki tapınak… Zeus’un kızı ve 12 Olympos tanrısından biri olan Athena, Assos’un koruyucu tanrıçasıymış. Bu tapınağın özellikle günbatımında size sunduğu manzara uzun süre aklınızdan çıkmayacak türden… Sağlam sütunlardan çıkarılan örnek kalıplarla dökülen yeni sütunlar ayakta. Karşınızda Midilli adası, görkemli Ege Denizi, yüzünüzü okşayan rüzgar, özellikle gün batımında sizi antik çağlara götürecek kadar etkileyici. Tapınağın kutsal odasında bulunan tanrıça heykeli 1800’lü yıllarda Amerikalılar tarafından götürülmüş. Sütunların üzerlerindeki frizlerin (kabartmaların) bir kısmı Boston Müzesi, Louvre Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde saklanıyor. Kabartmalarda Herakles ile ilgili bir hikaye anlatılıyor.

80’li yıllarda sit alanı ilan edilen köyde yapılaşma durunca surların dışına yeni bir mahalle kurulmuş. Bölgede arkeolojik kazı çalışmalarına 1981’de başlanmış ve hala devam ediyor. Antik surların içinde tapınak dışında nekrapol, amfi tiyatro ve agora gibi alanlar ortaya çıkarılmış. Köy girişinde sizi bekleyen Aristo heykeli ise sizi bekleyen düşünsel maceranın bir ipucu gibi. Platon’un öğrencilerinden Aristoteles 3 yıl Behramkale’de yaşamış ve MÖ. 347-344 yılları arasında bir felsefe okulu kurmuş, bu da ikinci ipucunuz olsun.

Asos (Behramkale), Engin Çakır

Assos; Midilliler, Persler, İskender, Roma ve Bizans’ın egemenliğinden sonra 1330’da Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine girmiş. Köyün aşağısında yer alan –çok dik ve virajlı bir yolla inilen- Assos Limanı eski tarihlerden beri liman olarak kullanılıyor. Yazın araba girişine kapalı. Zaten arabayla dolaşılacak bir yer de değil. Limana 50 metre kala arabanızı park edebileceğiniz bir park yeri bulunuyor. 2000 yılında Kültür Bakanlığı tarafından genişletilen mendirek, birçok balıkçı teknesine barınak olmuş. Akşamüstleri mendirekte oturup günbatımı izlemek, balık tutmak orada yaşayan ve tatil yapanların en büyük keyifleri arasında. Antik limanın kalıntıları hala seçilebiliyor. Mendireğin kırmızı ve yeşil fenerleri antik kentin sütunlarının üzerine konulmuş.

Assos daracık taş sokaklardan oluşan, bir avuç yer aslında. Denize sıfır tesislerin önünde, tahtadan basit iskeleler yapılmış. Üzerlerine şemsiye, şezlong ve yastıklar konularak konforlu bir ortam yaratılmış. İskelelerden atlayarak ya da merdivenlerini kullanarak denize rahatlıkla girebiliyorsunuz. Deniz suyu havuz gibi, ancak dibi taşlık. Üstelik antik limanın batık olan kısımlarının üzerinde yüzüyor da olabilirsiniz. Deniz suyu için her mevsim soğuk diyebiliriz. Kıyı balık restoranları ile dolu. Çay bahçeleri, dondurmacılar ve hediyelik eşya dükkanları limanın diğer detayları… Butik oteller ve balık restoranları ile ünlü limandaki dev taş binalar ise aslında eski meşe palamudu depoları. Bir zamanlar Assos’un etrafı meşe palamudu ormanlarıyla çevriliymiş. Bölge sakinleri 1950’lere kadar bu limandan meşe palamudu ihracatı yapmışlar. Bu depoların macerası butik otel ve restoran olarak son bulmuş.

Asos (Behramkale), Engin Çakır

Köy halkı esasen zeytincilikle uğraşıyor, kendilerine yetecek kadar sebze-meyve yetiştiriyor, küçükbaş hayvan besliyor. Bu kadar yakın olmalarına karşın sosyal ve ticari anlamda deniz ile çok fazla bağları yok. Öyle ki koskoca köyde balıkçılık yapan aile sayısı yok denecek kadar az. Turizm ise son 10-15 senedir Assos halkının en önemli uğraşı… Assos çevresinde kenti besleyecek verimli toprakların olmayışından ötürü; hayvancılık, meyve, şarap ve zeytincilik gelişmiş. Bunun dışında demir ve gümüşü işlemişler. Nitekim Akropol’ün doğu yamaçlarında demir cevheri bulunmuş. Liman hizmetleri ve gümrük de bir diğer gelir kaynakları olmuş.

Antik Kenti gezmek için iki giriş kapısı bulunuyor. Biri köyün içinden geçerek ulaşacağınız, sizi en tepedeki Athena Tapınağı’na götüren kapı. Diğeri iskeleye inerken solda fark edeceğiniz eski Batı kapısı. Buradan girerek Gymnasion ve Agora kalıntılarını görebilirsiniz. Doğu ve Batı kapılarının önündeki alan Nekrapol (mezarlık) olarak kullanılmış. Nekrapol’ün dokuz yüzyıl boyunca mezarlık olarak kullanıldığı tespit edilmiş. Birçok anıt ve küp mezar ortaya çıkarılmış.

Asos (Behramkale), Engin Çakır

Behramkale, Assos Antik Kenti’nin taşlarından inşa edilmiş. 80’li yıllarda sit alanı ilan edildiği için artık yeni ev yapılamıyor. Sadece mevcut taş evler Assos taşı ile restore edilebiliyor. Köyde yürüdüğünüz yollar taş kaplı. Bahçe duvarı da taş, bahçe içindeki ocak da, çeşme de… Evin duvarları zaten taş… Ancak köy dışında kalan mahalle için aynı cümleyi kurmak mümkün değil. Nispeten kötü bir görünüme sahip olduğu bile söylenebilir. Fakat imarlı alanlar da oldukça az. Köy için konulan yapılanma yasakları kıyı için de geçerli. Kıyıda yapılanma yasaklarının işlemesine biraz da doğa yardım ediyor. Dik yamaçlar, deniz ile arasına kimseleri sokmuyor. Böyle olunca kıyıda yapılanacak alanlar son derece kısıtlı kalıyor. Kıyıdaki mevcut binalar, onarılıp turizme dönük kullanılmaya başlanmış. Turizm hareketinin bina yükünü hemen yakındaki Kadırga Koyu yükleniyor.

Asos (Behramkale), Engin Çakır

Assos Taşı Andezit de altı çizilmesi gerekenlerden… Bu taş pembe rengi ve sağlam yapısıyla dikkat çekiyor. Eskiler onun için insan yiyen taş diyorlarmış. Köy, volkanik bir tepe üzerine kurulu olduğu için “andezit” taşı etrafta bolca bulunuyor. Zor işlenen ama çok dayanıklı bir taş. Bu taştan yapılan lahitler zamanında Assos’tan ihraç edilen mallar arasındayken; Assos Antik Kenti’nin de hammaddesi olan bu taşın köyün dışına çıkarılması daha sonraları yasaklanmış.

Asos (Behramkale), Engin Çakır

Doğal bir kaya oyuğuna yapılmış, tahmini 2500 kişilik olan amfi tiyatro da Behramkale’de dikkat çeken bir diğer tarihi doku… İskeleye inen yol üstünde, solda yer alıyor. Yapım tekniği ve plan özellikleri açısından bir Roma çağı tiyatrosu. Yıkılan duvarları restorasyon sonucunda yeniden örülmüş. Aslına uygun oturma sıraları yeniden dökülerek yapılmış ve şu anda tiyatro 1500 kişiyi ağırlama kapasitesinde ve çeşitli festival ve konserlere ev sahipliği yapabiliyor.

Assos Antik Kenti’nin tepedeki ören yeri girişine taşla kaplı bir yokuşu yürüyerek varılıyor. Bu kapıdan girince Athena Tapınağı’na ulaşıyorsunuz. Yokuş üzerinde, köylü kadınların evde ürettikleri çeşitli malzemeleri sağlı sollu sattıkları tezgahları göreceksiniz. Assos etrafından toplanan otlar, zeytinyağı, ev tarhanası ya da el işçiliği danteller, şallar tezgahları süslüyor. Tam bu noktada yörenin yaygın lezzeti “Bıldırcın Kızartma”nın da altını çizmek lazım.

Asos (Behramkale), Engin Çakır

Köy içinde 1. Murat Hüdavendigar tarafından 14.yy ‘da yaptırılmış bir cami de bulunuyor. Tek kubbeli ve kare planlı olarak inşa edilmiş. İçerisinde yer alan kadırga resimleri Osmanlı cami mimarisinde pek karşılaşılmayan bir örnek oluşturuyor. Yine 14. yy’da 1. Murat Hüdavendigar tarafından inşa edilen bir diğer eser ise Hüdavendigar Köprüsü. Tuzla Çayı üzerine kurulmuş köprünün kemerleri hala orijinalliğini koruyor.

Assos tarihi güzelliği kadar yakınlarındaki plajlarıyla da biliniyor. Tarihi bölgedeki kısıtlı denize girme alanlarının yükünü başta Kadırga Koyu olmak üzere Sivrice Burnu ve Sokakağzı Koyu çekiyor. Kadırga Koyu, Assos’a 2 km. uzaklıkta. Koya zeytin ağaçlarıyla dolu bir yoldan inerek ulaşıyorsunuz. Bütün koy tertemiz, her bütçeye uygun otel ve kamping alanlarıyla dolu. Geniş, uzun ve taşlık bir plajı var. Denizi tertemiz ve berrak, zaten mavi bayrak ödülü almış. Akşamüstü başlayan imbat rüzgarları sıcaktan bunalmanızı engelliyor. Her tesisin önünde şemsiye ve şezlongları bulunuyor. Ayrıca kıyı boyunca yemek yenilebilecek birçok salaş restoran bulunuyor. Assos’tan Babakale’ye doğru giderken 9 km sonra Bektaş Köyü çıkacak karşınıza. Bektaş Köyü’nün içinden geçerek yaklaşık 3 km. denize doğru inerseniz karşınıza Sivrice Burnu çıkacaktır. İndiğiniz yerden yani Sivrice’den sağa doğru ilerleyen uzun bir sahil yolu bulunuyor. Yol sizi Sokakağzı’na görürecektir. Sivrice yanındaki Sokakağzı’na oranla turizmin yeni yeni gelişmeye başladığı dolayısıyla daha tenha bir koy. Yine Sivrice’ye göre daha geniş ve kumluk bir plajı bulunuyor. Her tesis önündeki plaja misafirleri için şemsiye ve şezlonglar koymuş. Son yıllarda daha çok köylülerin açtığı pansiyonlar ve salaş balık restoranları bulunuyor. Tahta masalı mütevazi restoranları uygun fiyata balık yiyebileceğiniz yerler. Sivrice’nin dar, taşlık bir plajı bulunuyor. Denize rahat girilmesi için her tesisin önüne tahta iskeleler yapılmış. Türkiye’nin Midilli’ye en yakın noktası. Sokakağzı ise, Koyunevi Köyü’nün sahil kısmına verilen isim.

Assos’u diğer tüm tatil yörelerinden farklı kılan onlarca not almak mümkün. Tarih ile bağları bir yana dursun, yüksek rakımı sayesinde kazandığı ferahlığıyla ve eşsiz manzara keyfiyle Behramkale, ziyaret edilmeyi fazlasıyla hak ediyor. Felsefenin filizlendiği bu tarihi mabedin sizi alıp geçmişin hangi dönemine götüreceği ise tamamen size kalmış…

Yazı ve Fotoğraflar: Engin Çakır

Asos (Behramkale), Engin Çakır

 

Yorumlar

comments

Etiketler
Kapalı