Mudanya Belediyesi
Neskar Otomotiv

Tiroid ve Hastalıkları

Gırtlağın ön tarafında bulunan tiroid bezi salgıladığı hormonlarla, vücuttaki tüm organların işleyişini ve metabolizmasını etkilemektedir. Ancak;  bazı mikroplar,  ısı değişiklikleri, iyot eksikliği ya da fazlalığı, radyasyon, kullanılan ilaçlar,  yaşlanma ve kanser gibi faktörler tiroid bezinin çalışmasını bozar.

Belirtileri

Tiroid bezinin çalışmasıyla ilgili sorunlarda hastaların boyun ön kısmında bir şişlik ve nadir olarak ağrı, boğazda baskı hissi, ses kısıklığıyla hekime başvurduğu söylenmektedir.  Bazen şişlik hasta yakınları tarafından farkedilir ve kendisinin bir şikâyeti olmaz. Bu durum çoğunlukla tiroid bezi büyümesine, yani guatra bağlıdır. Ağrı ise tiroid iltihabına veya tiroid içine kanamaya bağlı olabilir.

Hipotiroidi ve hipertiroidi

Tiroid bezinin çok farklı hastalıkları olabilir. Ülkemizde en sık görülen biçimi guatrın büyümesi ya da tomurcuklanmasıdır. Bu hastaların tiroid tümörleri açısından araştırılması gerekmektedir.

Hipotiroid hastalar; ciltte kuruluk, saçlarda kabalaşma, yüzde ve vücutta şişlikler, üşüme, uykuya eğilim, kabızlık, kadınlarda adet düzensizlikleri, seste kalınlaşma ile başvurabilirler.

Hipertiroidi ise aşırı tiroid hormonu salgılanması sonucu görülür. Hastalar, iştah artmasına rağmen kilo kaybı, çarpıntı, terleme, sıcağa tahammülsüzlük, titreme, bağırsak hareketlerinde süratlenme, adet düzensizlikleri, uyku bozukluğu ve sinirlilik yakınmaları ile gelebilirler.

Tanıda kullanılan testler

Tiroid hastalığından şüphelenildiği durumlarda öncelikle hastanın hastalık öyküsü alınır ve ayrıntılı muayene edilir. Kanda tiroid hormonlarının düzeylerinin tayininin yanısıra ultrasonografi, sintigrafi olarak adlandırılan görüntüleme yöntemi, tiroid bezinden ince iğne ile örnek alınması başlıca tanı yöntemleri olarak kabul edilmektedir.

“Kanser olur muyum?” sorusu tiroid hastalığı olan birçok hastanın kafasını kurcalayan bir sorudur. Mevcut bir guatrda kanser saptanmaz ise genelde bu bezde sonradan kansere dönüşme gözlenmez.  Tiroid kanserleri çoğunlukla tedaviye çok iyi yanıt verirler ve hastanın yaşam süresini etkilemezler. Vücudun diğer organlarında görülen kanserlere göre oldukça iyi bir seyir gösterir. Boyun bölgesinin dıştan ışın alması tiroid kanseri riskini artırır. Tiroid bezinin hızlı büyümesi kanser açısından şüphelenilmesi gereken bir durum olarak değerlendirilir.

Geç dönem bulgusu, sert guatr, bazen boyunda hissedilen lenf bezleri, yemek borusuna kadar kanser yayılmışsa yutma güçlüğü, nefes alma güçlüğü, ses kısıklığı gibi belirtiler görülebilir.

Tiroid kanserinin erken tanısında ultrasonografi ile belirlenen nodüller değerlendirilir. Tiroid sintigrafisinde tespit edilen soğuk nodül varlığında nodüllere uygulanan iğne biyopsisinde alınan örneklerin laboratuvarda değerlendirilmesinden sonra tanı konulabilir. Erken tiroid kanserlerinin çoğunluğu şüpheli nodüllerin varlığı sonucu verilen ameliyat kararlarından sonra tespit edilebilir.

Tiroid

Tedavisi

Tiroid kanserinin tedavisi cerrahidir. Tiroid bezinin uygun şekilde doku bırakmaksızın temizlenmesi gerekir.

Tiroid kanserleri dışında ise, kozmetik nedenler, yutma güçlüğü ve nefes alma problemlerinin ortaya çıktığı, ses kısıklığının geliştiği durumlarda ameliyat tercih edilebilir. İlaç tedavisine yanıt vermeyen hipertiroid durumunda, şüpheli tiroid bezi nodüllerinde ve hastanın görüntü olarak rahatsızlık duyduğu durumlarda hastaya ameliyat önerilebilir.

Tiroid bezi yapısal olarak iki adet lobdan oluşur. Bu nedenle her iki lop ayrı ayrı değerlendirilerek ameliyatı planlanır. Hastanın durumuna göre her iki lobun tamamen alınmadan her iki loptan biraz doku bırakılarak ameliyat yapılabilir. Bazen de bir taraf tamamen çıkarılır diğer tarafta biraz doku bırakılır. Tümör söz konusu olduğunda ise her iki lobun da çıkarılması gereklidir. Ameliyatta hastanede kalış süresi maksimum iki gündür. Genellikle hastalar ameliyattan bir gün sonra taburcu edilir. Bir hafta içinde normal hayata dönebilirler. Tiroid hastalarının ameliyattan sonra iyi takip edilmesi gerekir. Kontrollere gelmeyen hastalarda operasyon sonrasında tekrarlama ya da hormon eksikliğine bağlı problemler gelişebilir.

Op. Dr. Ruhi Sayar
Op. Dr. Ruhi Sayar

 

 

Yorumlar

comments

Etiketler
Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı